KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/16611 E., 2014/8722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine; gıyabi hükmün tebliğ edildiği davalı şirket avukatı ...’un, ekli sunulan1. Noterliğinin 03.05.2011 tarihli azilname içeriğine göre azledildiğinin anlaşılması karşısında, anılan şirket adına 09.09.2013 tarihli temyiz talebi değerlendirilerek, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Kurum, ıslahen, 19.03.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya artışlarla birlikte bağlanan gelir ve yapılan ödemeler toplam 20.162,42 TL'nın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.121,81TL’sının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağının; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüştüğü,
davacı Kurumun talep edebileceği miktarın sigortalıya gelirin başlangıcında bağlanan ilk değer olduğu gözetilmeksizin, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıların müştereken ve müteselsilen %75, sigortalının %25 kusurlu olduğuna dair kanaat bildiren rapora itibar edilmesi sebebiyle, gelirin ilk peşin sermaye değerinin ve masraflardan oluşan 18.027,58TL Kurum zararının %75 kusur karşılığı 13.513,19TL’nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./..
-2-
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı; hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/16611, K. 2014/8722, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama