KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/17081 E., 2014/10669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dava, rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun bulunmasına ve dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre davalı avukatının tüm, davacı kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan madde uyarınca davalı Kurumun rücu alacağından kusuru oranında sorumludur.
Dava; 04.05.1999 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan artışlı gelirler ile yapılan ödemeler toplamı 35.445,75TL kurum zararının şimdilik 17.772,88 TL’sının davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece davalının %65 kusurlu olduğunun kabul edilmesi karşısında, anılan madde hükmü uyarınca, davalının tazmin ile sorumlu olduğu miktarın, %39,20 sürekli iş göremezlik derecesine göre bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve yapılan ödemelerin kusur karşılığı kurum zararı olan 18.881,98 TL olduğu gözetilerek bu miktarın altında olan Kurum talebinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde eksik rücu alacağının hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/17081, K. 2014/10669, 13 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama