KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/17823 E., 2013/18953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 2008/64-2012/131
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 27.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin, davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Somut olayda, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarının iş kolunda uzman bilirkişilerden alınmadığı, Akkuş Asliye Ceza Mahkemesince, Kızılelma Belediye Başkanı... hakkında kendi kusuru nedeniyle, sigortalı Arslan Çimen'in ölümüne neden olduğundan bahisle, mahkumiyet hükmü verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmıştır.
Şu halde, Mahkemece; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, Kızılelma Belediye Başkanı... kişisel kusuru yönünden de değerlendirme yapılmak süretiyle, yeniden kusur raporu aldırılmalı, maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri usulünce belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Kabule göre de; kurumca rücu edilecek miktarın hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin (93.911.99-TL) kusur karşılığı olması nedeniyle, davacı vekilinin, hak sahiplerine bağlanan gelirin artışlarla birlikte (99.423,96-TL) peşin sermaye değerini belirterek kısmi talebinin, kusur karşılığı rücu edilebilecek miktar içinde kalması sebebiyle, ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/17823, K. 2013/18953, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama