KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/17957 E., 2013/18840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Dava, aidiyet ve ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında ... ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.
29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada; talebin tamamı kabul edilmemiş olmakla davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı ... Başkanlığı lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi, yine yargılama giderlerinin de tarafların haklı çıktıkları oranda paylaştırılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalı... Fındık ... Satış Kooperatifi Başkanlığı yönünden, davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun da gözetilmesi gerekir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/17957, K. 2013/18840, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama