KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/19879 E., 2013/25023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 2004/357-2012/124
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı SGK Başkanlığı vekili ve davalılardan Yaşere Karaduman ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelirin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddesidir.
506 sayılı yasanın 9. maddesi - (Değişik : 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.
İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise,
Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. '' düzenlemesini öngörmektedir.Anılan yasanın 10. maddesine göre ise 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için;
işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
Somut olayda Mahkemece; 506 sayılı Yasanın 9. ve 10.maddelerinin koşullarının oluşmadığının kabul edildiği, Aksu Belediye Başkanlığına karşı usulünce açılmış bir dava bulunmadığı dolayısıyla, davada taraf konumuna gelmediği halde, gerekçeli karar başlığında davalı sıfatı verildiği, buna rağmen Aksu Belediye Başkanlığı hakkında bir hüküm de kurulmadığı anlaşılmıştır.
Şu halde Mahkemece; işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi nedeniyle sigortalının işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verilmemiş olduğu kabul edilerek, 506 sayılı Yasanın 9. ve 10.maddelerinin koşullarının oluştuğu gözetilmeli, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi yanında, 10. maddesi uyarınca işverenin, %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, hesaplanacak tazminat miktarından, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılmalı, Aksu Belediye Başkanlığına karşı usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar başlığından çıkarılmalıdır.
Kabule göre de; davacı vekili üçüncü kişinin teselsülüne dayanmadığından dava dışı Süreyya Topuz'un kusur miktarını da dahil edilerek rücu edilecek miktarın belirlenmesi isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılardan Yaşere Karaduman ve ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/19879, K. 2013/25023, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama