KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/21469 E., 2013/23503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/707-2011/599
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Dava, trafik-iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan HDI Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının ilk peşin değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin taleplerinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, tedavi giderlerine yönelik talebi yönünden; yasa koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 6111 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddeleri ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın,
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esasının getirilmiş olması karşısında; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, davalı ...Ş.'nin tedavi giderlerinden de sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması, isabetsizdir.
3-) İstemin teselsüle dayalı olmasına rağmen harcın, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yerine, “davalılardan” tahsiline biçiminde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21469, K. 2013/23503, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama