KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/21911 E., 2014/10636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.4.1981-01.8.1981 tarihler arasında çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-1086 sayılı Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda “davanın atiye bırakılması” veya “davanın atiye terki” olarak adlandırılan kavramlara yer verilmemiştir. Davanın atiye bırakılması, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, çoğunlukla davanın geri alınması şeklinde ortaya çıkmaktadır. “Davanın geri alınması”nda davacı hakkından feragat etmemekte, ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak, şimdilik davayı takip etmeyerek, geri almaktadır. Davanın geri alınması ile, dava baştan itibaren açılmamış sayılır ve sonuçları ortadan kalkar.
Somut olayda, yargılama aşamasında davacı vekilinin hizmet tespiti talebi atiye bıraktıklarına dair beyanının, buna göre Kurum lehine, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin kural olarak davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceğine dair HMK’nın 326/1. maddesinin gözetilmemiş olması;
2-Tahsis koşulları yönünden, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 506 sayılı Yasanın 60 ve Geçici 81. maddeleri olup, mahkemenin 17.9.2008 tarihli tahsisi talep tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına dair kabulü isabetli ise de, takip eden aybaşından itibaren davacıya yaşlılık aylığı tahsisinin gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi kapsamında düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21911, K. 2014/10636, 13 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama