KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/22732 E., 2014/16000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2014
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile ... adına Av. ... aralarındaki dava hakkında ... 1. İş Mahkemesinden verilen 24.10.2013 günlü ve 2011/3-2013/326 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
7201 sayılı Tebligat Kanununun “vekile ve kanuni mümesile tebligat” başlıklı 11. maddesine göre, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.”.
Anılan Kanunun “belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası” başlıklı 17. maddesine göre “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine,
meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Aynı Kanunun “avukat katiplerine ve stajyerlerine tebligat” başlıklı 37. maddesine göre de “ Celse esnasında kazai merci tarafından sıfatları tesbit edilen avukat katiplerine ve stajyerlerine mütaakip celse gün ve saatinin bildirilmesi avukata tebliğ hükmündedir.”
Somut olayda, hükmün tefhiminin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 321/2. maddesi gereğince, aynı Kanunun 297. maddesinde belirtilen unsurları içerir biçimde yapılmadığı gibi, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ de edilmediği (vekile tebliğ edilen, karşı tarafın temyiz dilekçesidir); gerekçeli kararın mahkeme kaleminde davacı vekilinin katibine tutanakla verilmesiTebligat Kanununun 17 ve 37. maddeleri gözetildiğinde usulsüz tebliğ olup.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/22732, K. 2014/16000, 26 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama