KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/23652 E., 2013/24136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2013/477-2013/586
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde Kurum alacağının 10 yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Fatma Gökaya tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık, asıl borçlu Güvenal Tarım Makinaları San. ve Tic. A.Ş.'nin 11.04.2000–03.06.2005 tarihleri arasında yetkilisi olduğu anlaşılan davacının, 1998/9–2007/11, 2000/7–2007/11, 2003/12–2007/11, 1998/9–2003/11 ve 2001/11–2007/2 dönemlerine ilişkin gecikme zammı ile beraber 86.469,09 TL tutarındaki prim, işsizlik sigortası, damga vergisi, eğitime katkı payı ile idari para cezası nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesi geregince, tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmünün, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı Borçlar Kanunu 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin
uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanun m. 102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi ile birlikte 102. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 10 yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davacının şirket yetkilisi olduğu 11.04.2000 tarihinden, 5198 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihi öncesine ait kamu alacakları için 3917 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin geçerli olmasına göre, bu dönemde tahakkuk eden kamu alacakları yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakta ise de, 06.07.2004 tarihinden davacının şirketteki yetkilerinin sona erdiği 03.06.2005 tarihine kadar tahakkuk eden kamu alacakları 5198 sayılı Kanun gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan,
06.07.2004–03.06.2005 tarihleri arasında tahakkuk eden kamu alacakları yönünden davacının sorumluluğunun bulunduğu gözetilmeksizin, istemin aynen hüküm altına alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/23652, K. 2013/24136, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama