KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/24045 E., 2013/25396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/479-2013/342
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4,b/4. maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile ile 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin 2012/ 10155– 18237 sayılı bozma ilamına uyulması sonrası yapılan yargılama sonunda mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de;
1-Aşamada Kurumca, 01.9.1998 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescil edilen davacının, 5 yılı aşan prim borcu bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesinin “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde,
prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. …” hükmü gereğince, 30.11.1998 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu, 01.12.1998-18.12.2007 döneminin Kurumca ihya edilebilir kabul edilip ihyaya konu edildiği ayrıca 31.5.2011-25.9.2012 döneminin de tescil edildiği anlaşılmakla, talebe konu dönem ile karşılaştırıldığında, 19.12.2007-30.5.2011 dönemi hakkındaki davanın reddi gerektiğinin gözetilmemesi;
2- Vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin kural olarak davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceğine dair HMK’nın 326/1. maddesi ile, davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı zaman hangi taraf haksız
ise o tarafın yargılama giderine mahkum edileceği hususu gözetilmeksizin, davacı tarafın, sigortalılık tespit talebi hakkında davanın açıldığı tarihte kısmen haklı bulunduğu, böylece her iki taraf lehine de vekalet ücretinin tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi kapsamında düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/24045, K. 2013/25396, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama