KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/24518 E., 2013/25649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/885-2012/5
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Dava, 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığın ve buna ilişkin prim borcunun iptali ile 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13.01.2012 tarihinde davanın kabulü yönünde 885/5 sayılı karar verilmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından yasal süresinde temyiz edilen hükmün Dairemizin 07.03.2013 gün ve 6935/4090 numaralı ilamı ile onanarak kesinleştiği, sonrasında 22.08.2013 tarihinde Kurum vekilince mahkeme kararına yönelik tavzih isteminde bulunulduğu, 01.11.2013 günü anılan talebi mahkemece reddedilen Kurum vekilinin bu kez 04.11.2013 tarihinde tebliğ edilen red kararına karşı yasal süresi içerisinde 11.11.2013 günü temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmakla Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yaşlılık aylığı tahsis koşulları, yargılama aşamasında dosyada yer alan nüfus cüzdanında ve davalı Kurum kayıtlarında doğum tarihi olarak yazılı bulunan 01.01.1965 tarihine göre hesaplanarak kendisine 01.06.2011 günü itibarıyla aylık bağlanması yönünde hüküm kurulan davacının, anılan kararın yerine getirilmesi aşamasında idari yoldan nüfus cüzdanını değiştirerek hatalı yazılan doğum tarihini 01.11.1965 olarak düzelttiği, bunun üzerine Kurum vekilince aylığa 46 yaşın doldurulduğu 01.11.2011 gününde hak kazanıldığı belirtilerek hükmün tavzihinin istenildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün tashihi” başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, Kurum kayıtları ile dosyada yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak verilen ve Dairemizce onanarak kesinleşen karar yönünden söz konusu 304. veya 305. madde kapsamında istemde bulunulamayacağı belirgin olduğu gibi Kurum vekilinin talebinin maddi hataya dayalı karar düzeltme veya yargılamanın yenilenmesi niteliğini taşımadığı da açık olduğundan mahkemece verilen red yönündeki ek karar yerindedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/24518, K. 2013/25649, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama