KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/25437 E., 2014/12701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının sigortalı eşinden 01.01.2000 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 07.12.1999 tarihinde ölen eşinin sigortalılığından ölüm aylığı tahsisi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı, 2926 sayılı Yasanın Ek 3. Maddesi gereği 1479 sayılı Yasanın 41, 78 ve 5510 sayılı Yasanın 97. maddeleridir.
Mahkemece, davacıya, ölen eşinin sigortalılığından ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, sigortalı eşin ölümü tarihinde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 23. Maddesinin son fıkrası gereği ölüm aylığı tahsisi için bir tam yıl prim ödeme şartı mevcut iken 4956 sayılı Yasanın 54. Maddesi ile anılan Yasaya eklenen Ek 3. Madde yollaması ile 1479 sayılı Yasanın 41. Maddesinin son fıkrası hükmü gereği iş kazası sonucu ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı tahsisi için prim ödeme şartı kaldırılmıştır.
1479 sayılı Yasanın 78. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre ise, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından herhangi bir döneme ilişkin aylığını beş yıl içinde almıyanların bu döneme ilişkin aylıkları ödenmez.”. Bu yasal düzenleme çerçevesinde, hakkı doğuran sigortalı eşin ölüm tarihi gözetildiğinde, davacının ölüm aylığı başlangıç tarihinin tahsis talebinin de bulunmaması nedeni ile dava tarihini takip eden 01.06.2011 tarihi olduğunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Ne var ki, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 97. maddesinin 1. fıkrasının “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar.” düzenlemesi karşısında, tahsis talep tarihinden geriye yönelik beş yıllık dönem içindeki ölüm aylıklarının istenebileceği belirgin bulunmakla ve anılan Yasanın yürürlük tarihi de gözetildiğinde, davacının ölüm aylığı başlangıç tarihinin 01.10.2008 tarihi olduğunun gözetilmemesi,
usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/25437, K. 2014/12701, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama