KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/4914 E., 2014/1905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2014
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
... adına Av. ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... 3. İş Mahkemesinden verilen 26.12.2012 tarih ve 2012/15 Esas, 2012/840 Karar sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”;
yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; ayrıca, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Ayrıca, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre, yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için, dosyada, aynı adrese, evvelinden usulüne uygun tebligatın yapılmış olması gerekir.
Davalı ...'e Tebligat Kanununun 35. maddesine göre, 2010/2243 Esas sayılı dosyada tebligat yapılan adrese 35. madde uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta olup, işbu dava dosyasında daha önce usulüne uygun tebligat yapılmadığından tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/4914, K. 2014/1905, 31 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama