KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/4941 E., 2013/5239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Dava, Kuruma fazladan ödendiği iddia olunan 23.482 TL’nin faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, bozma üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının tüm, davacı avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, Dairemizin 22.05.2012 gün ve 2011/5639-2012/9347 sayılı bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de;
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama "Usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır.
Bu hukuki müessese mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir. Bu hukuki kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır.
Bunlardan biri, mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı olan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması; diğeri de, 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirlendiği üzere, hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır.
Somut olayda; Dairemizin bozma kararına uyulmakla, meydana gelen usuli kazanılmış hakkın sonuç doğurmayacağı haller söz konusu olmayıp, davanın kabulü ile sonuçlanan ilk karar hakkında ve davalı Kurumun temyizi üzerine, sadece vekalet ücretinin belirlenmesinde 5083 sayılı Kanunun gözetilmemesi hususu bozmaya konu edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olması ve davalı Kurum lehine vekalet ücreti tayini usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/4941, K. 2013/5239, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama