KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/5843 E., 2013/10061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Davacı, ilk prim tevkifatını takip eden ay başından itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kurumca, yargılama aşamasında davacının, 01.04.1995 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilerek 30.08.1995 tarihi itibariyle prim borcu nedeni ile 1479 sayılı Kanunun Ek 19. maddesi gereği sigortalılığının durdurulması,
devamında 01.05.2008 tarihinden itibaren devam eder şekilde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilmesi ve 30.08.1995 -31.12.1995, 01.04.1997-31.12.1997, 01.05.1999-30.04.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden de anılan Kanun kapsamında sigortalılığı kabul edilip davacı tarafından ihya edilebileceğinin bildirilmesi karşısında, hüküm altına alınan 01/04/1995-31/12/1995, 01/04/1997-31/12/1997 ve 01/05/1999-01/05/2004 tarihleri arasındaki dönemin Kurumca kabul edilmesi nedeni ile bu sürelere yönelik talep yönünden davanın konusunun kalmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması;
3-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, 326.maddede, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı hüküm altına alınmıştır.
Eldeki davada; dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, davacı ve davalı Kurum lehine, kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması;
4-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinin “…Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmlar,…damga vergisi ve harçlar ile
belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılma payından müstesnadır.” hükmü gereği, davalı Kurum harçtan muaf olduğu halde, hatalı değerlendirme sonucu, dava açılması esnasında davacı tarafından ödenen başvuru harcının yargılama giderine dahil edilerek davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/5843, K. 2013/10061, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama