KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/5870 E., 2013/23888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Dava, davacı şirket çalışanı olan dava dışı sigortalı ...’in bankaya sunduğu belgelerde aylık ücretinin net 1250 TL olduğunu beyan etmesi nedeniyle Kurumca Kayıt Dışı İstihdam ile Mücadele Projesi Kapsamındaki çalışmalar sonucu işveren şirketin sigortalının primlerini asgari ücret üzerinden ödemesi nedeniyle asgari ücretten fazla ücret bildirimi karşısında çıkartılan fark prim borcu nedeniyle kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalı Kurum işleminin iptaline ve davacının, iş bu dava konusu işlemlerden dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Eldeki gibi sigortalılık hizmetleri ve ücret tespitine ilişkin davalarda elde edilecek hükmün uygulayıcısı konumundaki davalı Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, husumetin doğru kimselere yöneltilerek davaya devam edilmesi gereklidir.
Eldeki davada da, her ne kadar Kurumca davacı şirkete çıkartılan fark prim borcuna ilişkin işlemin iptali ve menfi tespit istemi mevcut ise de, verilecek karar sonrasında, dava dışı sigortalının da prim talep edilen dönemler bakımından hangi ücretle çalıştığının tespiti söz konusu olacaktır. Dolayısıyla dava sonunda verilecek karar dava dışı sigortalının da hak alanını etkileyecek olup, Mahkmece bu sigortalının da HMK 124. maddesi gereğince, davaya dahil edilmesi, savunma ve delillerinin toplanması ve sonrasında bir karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/5870, K. 2013/23888, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama