KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/8733 E., 2013/23550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/1047-2013/31
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı ...'a ait odun ve kömür deposu işyerinde bekçi olarak 01.01.2002-20.10.2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu tarihler arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
506 sayılı Yasanın 4. maddesi ile “işveren; ...sigortalıları çalıştıran ... kişiler...” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır.
İnceleme konusu davada, mahkeme, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan.
Alacahırka mahallesi muhtarı olan tanık Fevzi Dursun'un davacının Alacahırka Çağlayan odun ve kömür depoları olarak geçen yerdeki tüm depoların gece bekçiliğini yaptığı yönündeki beyanı ile Alacahırka mahallesi Çağlayan Odun Depoları No:4 adresindeki işyerinden 03.12.2009 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin yapılan kolluk tahkikatında tanık olarak ifadesine başvurulan davacının 04.12.2009 tarihli kolluk ifade tutanağındaki ''ben Alacahırka odun depolarında 6 senedir bekçilik yapmaktayım'' şeklindeki beyanı da dikkate alınarak,
dava konusu dönemde bahse konu depoların kime ait oldukları ile bu depo sahiplerinin işverenlik durumu vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle
araştırılmalı, yapılacak araştırma sonucu dava dışı depo sahiplerinin işverenlik durumu bulunduğunun anlaşılması halinde, yasal yöntemine uygun biçimde davaya katılımları sağlanmalı, anılan hırsızlık olayına ilişkin olduğu anlaşılan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/5143 nolu soruşturma dosyasının aslı ya da onaylı örneği dosya içerisine alınmalı, komşu işyeri çalışanları ve işyeri sahipleri zabıta marifetiyle tespit edilerek resen tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı; sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/8733, K. 2013/23550, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama