KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/8984 E., 2013/25123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2008/881-2013/114
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davacı 16.06.1981 – 01.01.1982 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitini istemiş ve mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Zira, çalışmayı doğrulayan tanıkların davalı işyerinden bildirimlerinin bulunup bulunulmadığının araştırılmadığı, tespite konu inşaatın tam olarak neresi olduğu hususunda, davacının isticvap edilerek dinlenilmediği anlaşılmıştır.
Açıklamalar ışığında, mahkemece dinlenen tanıkların davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı araştırılmalı, davacı isticvap edilerek söz konusu inşaatın nerede olduğu tam olarak tespit edilip buna göre ilgili Komutanlığın ilgili biriminden varsa bu inşaata ait bilgi ve belgeler istenilmeli böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/8984, K. 2013/25123, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama