KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/9002 E., 2013/24356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/1206-2013/206
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, SGK Başkanlığının temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda. Davacı, 17.11.2008-01.10.2010 tarihleri arasında davalı ...’un yanında sekreter olarak çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Davacının, davalı ...’un avukatlık bürosundaki bir odada kozmetik ürünleri sattığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, davacının aynı zamanda davalı Avukatın sekreteri olarak çalışıp çalışmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu hususta davalının Avukat olması nedeniyle yapılan iş gereği, yazılı belgelerin (yapılan tebligatlar, yazışmalar, iş yeri defterleri vs.) araştırılmadığı, davacının kozmetik ürünleri satmasına karşılık herhangi bir vergi kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, zabıta marifetiyle, ihtilaflı çalışmayı bilebilecek komşu işyeri tanıkları araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklamalar ışığında, davacının çalışıp çalışmadığına ilişkin olarak yazılı belgeler araştırılmalı, davacının vergi kaydı olup olmadığı tespit edilmeli, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus,
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/9002, K. 2013/24356, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama