KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/9288 E., 2013/24369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/1240-2013/100
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Davacı, kurum kayıtlarında 22.06.1970 olarak gözüken doğum tarihinin 02.05.1971 olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, her ne kadar kurum kayıtlarındaki doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin ise de sonuçları itibariyle davanın bir aidiyet davası olduğu kuşkusuzdur.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.
Somut olayda, mahkemece, işe giriş bildirgeleri, nüfus kayıtları ile doğum ve ölüm belgeleri getirtilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Zira, davanın aidiyet davası olmasından hareketle buna göre araştırma yapılmalı, öğrenim ve askerlik durumu (sevk ve terhis tarihlerini içerecek şekilde) bağlı olunan Askerlik Şube Başkanlıklarından getirtilmeli, işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya aidiyeti araştırılmalı gerekirse imza incelemesi yaptırılmalı, kurum kayıtlarında 22.06.1970 olarak gözüken çalışmaların geçtiği işyerlerindeki işverenler ile bordrolu tanıklar dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus,
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/9288, K. 2013/24369, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama