KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/11597 E., 2015/17175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı .... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sigorta Şirketi yönünden faizin başlangıç (Temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98., 99. ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 12,13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa, HGK’nun 17.10.2001 gün ve 915 – 739 ayrıca 08.10.2003 gün 576 – 543 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi,
gerekli belgeler eklenerek gerçekleştirilen ödeme isteğini içeren muhtıranın tebliğinden itibaren davalı sigorta şirketi lehine 8 iş günü ek ödeme süresi bulunduğu gözetilerek, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihin belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
Bu çerçevede somut olayda, dava açılmadan önce yöntemine uygun bir başvuru olmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden davaya konu alacağa faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı kurum yararına kabulüne karar verilen miktar üzerinden 646,65TL vekalet ücreti yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438’inci maddesi gereğince temyiz edenin sıfatına göre, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/11597, K. 2015/17175, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama