KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/11799 E., 2015/16500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Tarihi
- 13.03.2014
- No
- 2013/458-2014/176
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı D.. İ.. Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı Y.. K.. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Öncelikle, doğru bir sonuca ulaşabilmek için, davalı yönünden konuyu ele almak, hukuki durumuna göre sorumluluğunu belirlemek ve bu sorumluluğun yasal dayanağı açısından zamanaşımı durumunu tartışmak gerekir.
Somut olayda, davalının işveren sıfatına sahip olmadığı belirgin olup uygulamada 26. maddeye dayalı rücu davalarında, sigortalının halefi sıfatıyla Sosyal Güvenlik Kurumu 1.kişi, işveren 2.kişi, bunun dışında kalanlar ise 3.kişi olarak tanımlanmaktadır.
Üçüncü kişi durumunda bulunan davalı Y.. K.. ile sigortalı arasında, hizmet akdinden doğan bir ilişki söz konusu olmadığı gibi, sorumluğunun temelini haksız fiil teşkil ettiğinden, zamanaşımı süresinin olayın trafik-iş kazası olması nedeni ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi hükmüne göre belirlenmesi gerekir. Söz konusu maddeye göre, zamanaşımı süresi faile ve zarara ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükarda, olay tarihinden itibaren 10 yıldır.
Trafik-iş kazasının 30.07.1999 tarihinde gerçekleştiği ve olay tarihi ile dava tarihi arasında, 10 yıldan fazla zaman geçtiği belirgin olmakla, davalı Y.. K.. yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gözetilerek, varılacak sonsuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Y.. K.. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/11799, K. 2015/16500, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama