KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/16827 E., 2015/21359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aksaray İş Mahkemesi
- Tarihi
- 25.04.2013
- No
- 2006/257-2013/150
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, ek karar ile davacı Kurum vekilinin temyiz itirazının, yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Temyiz itirazının reddine ilişkin ek kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre ise; İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların, hükmün tefhimi, bu mümkün olmamış ise tebliğinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 321/2. maddesinde, kararın tefhiminin, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceği, ancak zorunlu hâllerde, hâkimin bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebileceği; bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerektiği belirtilmiştir. Hükmün, anılan şekilde tebliğ edilmemesi durumunda, 8 günlük temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Eldeki dosyada, hükmün ferilerinin kısa kararda açıklanmaması nedeniyle tefhim yetersiz olduğu gibi kısa kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmiş bulunması gözetildiğinde, davacı Kurum vekilinin, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 15.07.2014 tarihine göre, 24.06.2013 tarihli temyiz itirazı 8 günlük yasal sürede olduğundan, temyiz süresinin geçtiğinden bahisle verilen 09.09.2013 tarihli ek kararın BOZULMASINA;
2-Asıl karara ilişkin davacı Kurum vekilinin temyiz istemine gelince; 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2013 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.820,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/16827, K. 2015/21359, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama