KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/17458 E., 2015/6940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Dava, ... rant sigortasına giriş tarihi olan 05.01.1984 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı olarak tespiti ile tahsis talep tarihine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini tespiti, biriken aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yapılan yargılama sonunda, davacının dosyada bulunan ... TR 4 belgesine göre 25.09.1984 tarihinde ... rant sigortasına giriş yaptığı dikkate alınmaksızın; mahkemece, talep gibi 05.01.1984 tarihinin ... rant sigortasına giriş tarihi kabul edilerek, bu tarihin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı olarak kabulü,
3-Davacının sigorta başlangıcının 25.09.1984 kabul edilmesi halinde, 506 sayılı Yasanın Geçici 81. maddesi gereği, davacının 23.05.2002 tarihi itibarıyla sigortalılık süresi 17 yıl 7 ay 28 gündür. 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-b maddesine göre; sigortalılık süresi 17 yıldan (dahil) fazla olan kadınlar, 20 yıllık sigortalılık süresini ve 41 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Yaşlılık aylığına dayanak yasa maddesinin 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-b madde hükmü olduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yaşlılık aylığı dayanak yasa maddesinin 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-a maddesi olarak hüküm gerekçesine yazılmış olması,
4-5502 sayılı Kanunun 36. maddesine göre, davalı Kurumun harçtan muaf olduğu belirtildiği halde, davacının ödediği harcın kendisine iadesi yerine, davalı Kurum’dan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/17458, K. 2015/6940, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama