KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/17607 E., 2015/3451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dava,....... Sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ve aylık istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne; davacı vekilinin hükmün tavzih edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili; tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın ise davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi......... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeblere göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddine;
2-Tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik davacı vekilinin temyiz incelenmesine gelince;
Bir hükmün yeterince açık olmaması, birbirine aykırı fıkralar içermesi yahut icrasında tereddütler uyandırması halinde, icrası tamamlanıncaya kadar, hükümdeki gerçek anlamın ortaya çıkarılması amacıyla başvurulan yol, hükmün tavzihidir
6100 sayılı Kanunun “Hükmün tavzihi” başlığını taşıyan 305. maddesinin 1. fıkrasında, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği belirtildikten sonra 2. fıkrada, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı,
genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği bildirilmiş olup mahkemenin ...davacının ....'da işe giriş tarihinin 28.9.1988 olarak tarihi olarak tespitine" yönelik karar infazda tereddüt oluşturduğu ve maddi hataya dayalı olduğu, başvurunun söz konusu 1. fıkra kapsamında değerlendirilebileceği açıktır. Mahkemce hatalı değerlendirme ile Tavzih talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/17607, K. 2015/3451, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama