KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/18317 E., 2015/22222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2015
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
... Başkanlığı adına Av. ... ile ... (...) aralarındaki dava hakkında ... 1. İş Mahkemesinden verilen 08.07.2014 günlü ve 2013/424-2014/629 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”.
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olayda, dava dilekçesinde ve karar başlığında da belirtildiği üzere, davalı gerçek kişi olup, dava dilekçesinde yazılı olan ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesinde kullanılan "..." ifadesi herhangi bir tüzel kişiliği değil ünvanı belirtiyor olmakla;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/18317, K. 2015/22222, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama