KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/19688 E., 2015/22635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Gediz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Tarihi
- 30.05.2014
- No
- 2013/251-2014/237
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dava, yurt dışı borçlanması yaparak aylık bağlanan davacının kesin dönüş şartını yerine getirmemesi sebebiyle yersiz ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, yurt dışı borçlanması yaparak aylık bağlanan davacının kesin dönüş şartını yerine getirmemesi sebebiyle yersiz ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, Mahkemece, “66.990,46 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
HMK 297. maddesinde belirtildiği üzere ''...hüküm fıkrasının sonuç kısmında, gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi '' gerekir.
Yurt dışı borçlanması yaparak 01.09.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacıya, 01.10.1994-31.12.2001 tarihleri arası senenin belli aylarında düzensiz olarak, 01.01.2002-31.12.2010 tarihleri arası her ay düzenli olarak yurt dışında işsizlik yardımı aldığı, aylık bağlama koşulu olan kesin dönüş şartı yerine getirmediği, bu bağlamda 17.08.2002-17.12.2010 tarihleri arası aylıkların iadesi yönünden verilen hüküm doğru ise de, İlamın hüküm kısmında infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/19688, K. 2015/22635, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama