KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/23892 E., 2014/25321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Dava, sigortalı eşinin ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada davanın kabulü ile davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir.
2–19.12.2004 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 01.01.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanan davacının; 17.02.1977 tarihinde vefat eden babası üzerinden 30.04.2012 tarihli dilekçe ile (506 sayılı Kanun kapsamında) eşinin vefat tarihi olan 19.12.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemi davalı Kurumca reddedilmiştir.
Mahkemece, davacının ölüm aylığı almaya hakkının var olduğuna dair yapılan değerlendirme yerinde ve isabetli ise de, aylığın başlangıç tarihi belirtilmeksizin HMK’nun 294 ve 297.maddeleri gereğince hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacının aylıklarının başlangıcının hangi tarih olması gerektiği bakımından kuruma 30.04.2012 tarihli tahsis talebi dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda, her kanunun yürürlükte olduğu dönemde uygulanmasına dair genel ilke çerçevesinde, 506 sayılı Yasa'nın 99. ve 5510 sayılı Yasaların 97. maddeleri gözetilmeli, davacının babasının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 99’uncu maddesinde belirlenen sürede istenmeyen gelir veya aylığın tümünün zamanaşımına uğrayacağı ve bu gerçekleştiğinde gelir veya aylığın yazılı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanabileceği, başka bir deyişle yazılı talep tarihinden önceki gelir veya aylıkların istenemeyeceğine dair düzenleme ve davacının 30.04.2012 tarihli talebi
./..
-2-
gözetilerek bu tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 97/1’inci maddesindeki; her bir gelir veya aylık için beş yıllık zamanaşımı süresi ve gelir ve aylığın doğumundan itibaren beş yıl içinde istenmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağına dair düzenleme dikkate alınarak,
506 sayılı Kanunun 99’uncu maddesindeki “gelir ve aylıkların yazılı talep tarihinden itibaren başlayacağına ilişkin hükme paralel bir düzenleme bulunmadığı için, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.2008 tarihi ve sonrasında doğan davacıya ait ölüm aylıkları yönünden tahsis talep tarihi olan 30.04.2012 tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davacıya ancak 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması ve bu kapsamda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi gerektiği hususu dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedendir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/23892, K. 2014/25321, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama