KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/24908 E., 2016/6762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava, trafik - iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir, geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasa'nın 26/2. maddesi ve 2918 sayılı Kanun uyarınca tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, davalı sürücünün ve sigorta şirketinin Kurum zararının tümünden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Yasa Koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.
6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesi ile de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de yine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı
altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91. maddesine göre de “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım için sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.
Dosya kapsamına göre, kazaya karışan aracın KZMMS poliçesinde tedavi gideri nedeniyle kişi başına limit 57.500 TL olarak belirlenmiş olup, yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında, dava tarihi de gözetildiğinde, 7966,99 TL tedavi gideri hakkında, temyiz eden sigorta şirketi önünden davanın reddi gereklidir.
2-2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez.
Dosya kapsamında gerekli belgeler ibraz edilerek, sigota şirketine müracaat edildiğini gösterir belge bulunmadığı halde, gelir ve geçici işgöremezlik ödeneklerine ilişkin olarak faiz başlangıcının, dava tarihi yerine onay ve ödeme tarihi olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyenler yönünden Kurumun lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/24908, K. 2016/6762, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama