KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/25174 E., 2014/25358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında yazılı şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 16.12.2002 tarihli meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan madde kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır.
Davaya konu somut olayda; meslek hastalığının oluşmasında, sigortalının çalıştığı süre ile orantılı olarak ....’nin %28.40, .... Şti’nin %51,60 olmak üzere davalıların toplamda %80 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Meslek hastalığının oluşmasında, davalıların birlikte kusurları olmayıp ayrı zamanlarda ve ayrı ortamlarda meslek hastalığının oluşmasına birbirleriyle irtibatları olmaksızın katkıları vardır. Bu itibarla davalıların tazminle mükellef bulundukları Kurum zararından müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmaları yasaya aykırı olup, kusurları oranında maddi zarardan sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./..
-2-
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/25174, K. 2014/25358, 2 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama