KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/27806 E., 2015/4074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...........tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada istem reddedilmiş ise de, 08/06/2011-31/10/2012 ve 13/11/2012-20/03/2013 döneminde davalı işyerinden bildirim ve prim ödemeleri gerçekleştirilen davacının, talep edilen dönemde hangi tarihler arasında çalıştığı hususu yeterince netleştirilememiş olup, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
Bu bakımdan, özellikle davacının Özel ... ... .... verilme 16/09/2010 tarihinde portör muayenesi tetkiki olduğu göz önünde bulundurulmalı, işverenin vergi kayıt ve faaliyet, tescil durumu ilgili vergi dairesinden, ticaret sicili memurluğundan araştırılmalı,davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; dava konusu dönemde işyerinin ücret ve dönem bordroları celp olunarak kayda geçen çalışanlar saptanmalı ve davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı kişilerin somut bilgi ve
görgülerine başvurulmalı, işyerinin ve davacının yaptığı işin nitelik itibarıyla tam gün üzerinden gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya konulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı yönü gereğince araştırılmalı, yeterli ve gerekli tüm araştırma yapılıp, uyuşmazlık konusu yönler, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/27806, K. 2015/4074, 6 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama