KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/27824 E., 2016/4642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tarafların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki davada, 27.12.2004 tarihinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden sigortalının hak sahibi tarafından iş kazasının tespiti olduğuna dair kesinleşen mahkeme kararına istinaden 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesi kapsamında hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin %5'ine isabet eden kısmın rücuan davalı işverenden tahsili istenmiş, mahkemece, davalı işvereni %30 kusurlu, olayda %70 kaçınılmazlık bulunduğunu kabul eden kusur raporu esas alınıp, 506 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca %70 kaçınılmazlık karşılığı olan 115.174,04 TL Kurum zararından davalı işverenin sorumlu olduğu gerekçede kabul edilerek,
istem gibi davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de, istemde 506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddelerine ilişkin bir iddia ve istem bulunmadığı gözetilmeksizin, kaçınılmaz oranının yarısının davalı işverenin kusuruna eklenerek sorumluluğunun belirlenmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438'inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/27824, K. 2016/4642, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama