KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/3389 E., 2015/1342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davacı Kurum ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 11.11.2010 tarihli trafik kazası nedeniyle yaralanan sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, sigortalıya toplam 7.675,84TL geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış olup, kusur karşılığı 5.373,08TL olduğu belirgin bulunmakla, Mahkemece, takip miktarı üzerinden eksik kurum alacağına hükmedilmesi, faiz istemi hakkında karar verilmemesi,
İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir. Eldeki davada, kusur oranının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması,
Hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca, kabulüne ve reddine karar verilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretine karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince, hükmü temyiz etmeyen davalı yönünden davacı kurum yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/3389, K. 2015/1342, 27 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama