İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/3828 K.2014/5851

Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.

Esas2014/3828Karar2014/5851Tarih14 Mart 2014Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2014/3828 E., 2014/5851 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2014
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan gerçek kişilerin tüm, Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- İşveren ... r’in mirasçısı olan gerçek kişi davalıların, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 31.01.2002 tarih, 2001/1782-2002/114 sayılı kararı ile, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddeleri gereğince mirası şartsız olarak reddettiklerinin tesciline karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tespit davası” başlığını taşıyan 106 ncı maddesinde, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre; tespit davaları, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Bu davaların işlevi, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespiti olup, bundan öteye gitmez.

Sigortalının, Kuruma bildirilmeyen geçmiş hizmetlerinin tespiti için 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesine (5510 sayılı Kanun md. 86/9) göre açacağı dava, "tespit davası" niteliğini taşımanın yanı sıra, aynı zamanda "olumlu tespit davası" özelliğini de göstermektedir (Güzel/Okur, s. 200; Tuncay/Ekmekçi, s. 245; Tunçomağ, s. 193; Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Serhi, Ankara 1985,

s. 512; Sözer, s. 74; ... “Sigortalı Hizmetin Tespiti”, Çimento İsveren Dergisi, 1998/1, s. 31).

Hal böyle olunca; işverenin gerçek kişi olduğu hizmet tespiti davalarında, çalışma iddiası ispatlandığı takdirde, mahkemece kurulacak hüküm, sigortalı hizmetlerin varlığının tespitinden öte, akçalı (parasal) konulara ilişkin herhangi bir irdeleme içermediğinden, mirasçıların mirası reddetmiş olmaları, mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, bu husus, Kurum tarafından primlerin tahsili aşamasında göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaldı ki; Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.” düzenlemesine yer verilmiş olup; mirasın reddi durumunda tasfiye sonucu terekeden arta kalan olursa, bunlar ikinci zümreye geçmeyecek olup, mirası reddetmiş olan birinci zümreye verileceği hususu, yine tespitine karar verilecek sigortalılık süresinin prim miktarını, bunun sonucu olarak da terekeden ödenecek kısmı etkileyeceği gözetildiğinde, hizmet tespiti davasının mirası reddetmiş olanların da hak alanını ilgilendireceği açık olup, kendilerine husumet yöneltilerek yargılamaya devamla karar verilmiş olması yerindedir.

Yine, yargılamanın devamında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Kanunun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3 üncü maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.

Kimsenin, bilerek ölü kişi aleyhine dava açmayacağı hususu gözetildiğinde, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ... r’e dava dilekçesi ile husumet yöneltilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakta olup. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilip, sonradan husumet yöneltilen mirasçılar aleyhine yargılamaya devam edilerek, sundukları deliller değerlendirilip, hüküm kurulmuş olması isabetli bulunmuştur.

Ancak; hükmün ferilerine ilişkin olarak, işveren tarafın harçtan sorumlu olacağı gözetilmeyip, Kurum’un harçtan muaf olduğu belirtilerek harcın davacıya iadesine karar verilmiş olması; davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderinden sadece Kurum’un sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hüküm fıkrasının harca ilişkin dördüncü bendinde yazılı “karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine” sözcükleri silinerek yerine “gerçek kişi davalılardan alınarak davacıya verilmesine; eksik 3,20 TL karar ve ilam harcının gerçek kişi davalılardan alınarak hazineye irat kaydına” rakam ve sözcüklerinin; yargılama giderine ilişkin beşinci bendinde yazılı “davalı kurumdan” sözcükleri silinerek yerine “davalılardan” sözcüğünün”; davacı lehine vekalet ücretine ilişkin altıncı bendinde yazılı “davalıdan” sözcüğü silinerek yerine “davalılardan” sözcüğünün yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Üyeler ... ve ...’in muhalefetine karşı; Başkan ..., Üyeler ... ve ...’in oylarıyla ve oyçokluğuyla 14.03.2014 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda işveren ... 'in yasal mirasçılarının tamamı mirası reddettikleri halde; davacı tarafından işverenin mirasçıları aleyhine hizmet tespiti davası açılmış; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar tarafından hükmün temyizi üzerine ise Dairemizin oy çokluğu ile aldığı kararında, hükmün yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yüksek Dairenin belirtilen çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyoruz:

Hizmet tespiti davasında verilecek kararlar, sadece hizmet süresinin tespitine yönelik sonuç doğurmayıp; aynı zamanda işverenin bildirilmeyen hizmet sürelerine ait prim borcunun ödemesine ilişkin sonuçlar da doğurmaktadır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarında husumetin, aleyhine hüküm teşkil etmesi istenen (SGK ile birlikte) bildirimde bulunmayan ve prim borçlusu olan işveren aleyhine de yöneltilmesi gereklidir.

İşverenin vefatı halinde ise, işveren yerine geçen ve prim borçlusu olan mirasçılarına karşı husumetin yöneltileceği ve davanın görüleceği hususu tartışmasızdır. 4721 sayılı T.M.K. m.605 ve devamı maddelerine göre, mirasın reddi beyanı, bozucu yenilik doğuran beyanlardandır ve geriye doğru hüküm doğurur. Mirası reddedenlerin, ölüm gününden başlayarak mirasçılık sıfatları kalkar ve tereke borçlarından sorumlu olmazlar.

Bu nedenle somut olayda, mirası reddeden mirasçılar, işverenlik sıfatlarını ve muristen kalan tüm malvarlığını reddetmiş sayıldıklarından; T.M.K m.605 ve devamı hükümlerine göre terekeyi temsil görevleri yoktur. Bu durumda T.M.K m.612 uyarınca, iflas hükümlerine göre terekenin tasfiye olunması ve tasfiye memuruna karşı husumetin yöneltilip davanın görülmesi sağlanmalıdır (B.Kuru H.U.M.K.2001, 1. cilt syf. 916-926).

Eğer Dairenin çoğunluk görüşündeki gibi; mirası reddeden mirasçının, prim borcundan sorumlu olmamak üzere davada yasal hasım olarak bulunması ve terekeyi temsil etmesi görüşü kabul edilirse, bu görüşün olumsuz sonuçları da olacaktır.

Şöyle ki mirası reddeden mirasçı davada hasım olacak, kendisini davalı olarak savunmak zorunda kalacak, vekil tutacak, yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır ki tüm bu sonuçlar mirası reddeden kişiye yasaya aykırı olarak mali yükümlülük getirecek ve mirasın reddi hükümlerine aykırılık teşkil edecektir. Davada hasım olarak gösterilen birisinin ise yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması usul hükümlerine aykırılık teşkil edecektir. Diğer taraftan hizmet tespiti kararı sonucunda,

işverenin prim borcu doğacaktır. İşverenin vefatı halinde, tüm mirasçılar tarafından miras reddedildiğinde, SGK prim borcunu varsa terekeden tahsil edecektir. Oysa ki reddeden mirasçılara karşı dava yürütülmüşse, asıl davalı olması gereken tereke tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğinden tereke temsil edilmiş olmayacaktır. Çünkü usulen terekeye, husumet yöneltilmemiştir. Mirası reddeden mirasçının ise terekeyi temsil görevi olmadığından, davada hasım gösterilmesi tereke aleyhine sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle verilecek kararda tereke taraf olmadığından karar terekeyi bağlamayacaktır.

Sonuç olarak Mahkemenin kararı usule ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiği düşüncesindeyiz. Yüksek Daire'nin kararın düzeltilerek onanmasına yönelik çoğunluk görüşlerine katılmıyoruz.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/3828, K. 2014/5851, 14 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3828
Karar No
2014/5851
Tarih
14 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/3828 K.2014/4361
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/3828 K.2014/6866
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/3828 K.2014/7941
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/3829 K.2014/8105
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/3829 K.2014/4825
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/3829 K.2014/5305

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.