KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/4867 E., 2015/3513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davacı vekilinin, dava dilekçesinde açıkça 506 sayılı Yasanın 9 ve 10. maddeleri kapsamında talebi bulunmasa da, kusur raporu sonrası sunulan ıslah dilekçesi ile anılan maddeler kapsamında belirlenen kusur oranlarına göre talep miktarını arttırmış olması nedeni ile ıslah yolu ile anılan maddeler kapsamında da talepte bulunduğunun belirgin olmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, hükümde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin gösterilmesinin gerektiği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, anılan yasal düzenlemenin amir hükmüne aykırı olarak, karar başlığında, davada davacı vekili sıfatı bulunmayan avukatın isim ve adresine yer verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/4867, K. 2015/3513, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama