İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/7487 K.2014/26017

Dava, malûliyetin tespiti ile malûllük aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik…

Esas2014/7487Karar2014/26017Tarih9 Aralık 2014Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2014/7487 E., 2014/26017 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2014
Mahkemesi
Giresun 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi
13.02.2014
No
2012/35-2014/81
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma

Dava, malûliyetin tespiti ile malûllük aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1988-2010 döneminde askerlik borçlanması dahil toplam 1809 gün zorunlu SSK sigortalılığı bulunan davacı 19.10.2010 tarihli dilekçe ile malûliyetinin tespitini talep etmiştir. Karadeniz Üniversitesi Farabi Hastanesi tarafından düzenlenen 05.11.2010 tarihli Sağlık Kurulu raporunda; omurga eklemleri iltihabı tanısı konulmuş ancak maluliyet oranı ve başlangıcı konusunda bir tespite yer verilmemiştir. Davalı Kurum ise çalışma gücünün %60 oranında kaybedilmediğini bildirmiştir.

Davacı, eldeki dava ile, malûliyetin tespitiyle maluliyet aylığı bağlanmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan 04.07.2012 tarihli raporda; çalışma gücünün %60 oranında kaybedilmediği ve malul sayılamayacağı belirtilmiştir.

Rapor için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurul’una gönderilen dosya, davacının son sağlık durumuna ilişkin olarak bir üniversite hastanesinin ilgili branşlarından temin edilecek muayene ve tetkikler ile düzenlenecek raporun eklenmesi için ilgili Kurul tarafından mahkemeye iade edilmiştir.

Mahkeme, tedavi görülen hastanenin bildirilmesi ve tedavi evraklarının ibrazı için davacıya süre tanımış ayrıca bu yönde kesin süreyi içermeyen muhtıra düzenleyerek aksi halde mevcut delillere göre karar verileceği ihtarında bulunmuştur.

Ancak verilen süre ve düzenlenen muhtıra gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, mahkeme karar gerekçesinde; eksikliklerin ikmali için mahkemeye başvurulmadığını ve muhtıra gereğinin yerine getirilmediğini gerekçe gösterip mevcut Yüksek Sağlık Kurulu raporuna göre davanın reddi yoluna gidildiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Delil ikamesi için avans” başlığını taşıyan 324. maddesi; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğunu, taraflardan birinin yerine getirmediği avans yükümlülüğünün diğer tarafça yatırılabileceğini, aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümlerin ise saklı olduğunu düzenlemiştir.

Aynı yasanın “Re'sen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler” başlığının taşıyan 325. maddesi ise; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere hazineden ödenmesine hükmedileceği düzenlemesini içermektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/9-491 E. 2010/593 K. sayılı ilamında da “...Türk yargı sistemine göre, hukuk yargılamasında hakim kendiliğinden bir dava inceleyip, uyuşmazlığı çözemez. Bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak da, hakim tarafların istekleriyle bağlı tutulmuştur (HUMK m.72, m.75).

Öyleyse- kamu düzenin gerektirdiği hâller dışında- hâkimin re'sen yargılamayı sürdürmesi olanaklı olmadığına, ... kanunlarımızda hâkimin re'sen araştırma yapabileceği hallere de yer verilmiştir.

Bu gibi hâllerde olayın özelliğine göre hâkim, incelemelerin gerektirdiği masrafların taraflarca ödenmemesi halinde sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere Hazineden ödenek isteyip gereğini yerine getirir (HUMK m.415). ” hükmüne yer verilmiş, aynı değerlendirme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/13-701 E. 2012/6 K. sayılı ilamında da tekrarlanmıştır.

Sosyal güvenlik hakkı, kaynağına anayasanın 60. maddesinden alan temel nitelikte bir haktır. Bu sebeple sosyal güvenlik hukuku kamu hukuku disiplini içinde yer alan idare hukukunun bir dalı olup, hâkimin bakmakta olduğu davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurması gerekir. Bu husus Türk yargı sisteminde, hukuk hâkiminin davayı kendiliğinden inceleyerek çözüme kavuşturamayacağı ve delillerin taraflarca hazırlanması gerektiğine dair kuralın istisnasını teşkil eder.

Açıklanan nedenlerle gerçeğe ulaşabilmek için ve sosyal güvenlik hakkını gecikmeden sigortalı veya hak sahibine teslim edebilmek için kamu düzenine dayanan resen araştırma ilkesinden hareketle HMK’nın 325. maddesi gereği ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere takdir edilen yargılama giderinin Devlet hazinesinden ödenmesine karar verilmesi ve gerekli araştırmalar yapılarak sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekir. Yetersiz muhtıraya dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

Diğer taraftan, 506 sayılı Yasa'nın 53. maddesine göre “Kurum hastanelerince düzenlenecek usûlüne uygun Sağlık Kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği ya da 34. madde gereğince yapılan tedavi sonunda kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usûlüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği, ... kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malûl sayılır.” 53/B maddesi ise.

“Bu kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malûl sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun Sağlık Raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler.

Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malûllük sigortası yardımlarından yaralanamazlar...” hükmünü içermektedir.

Anılan Yasa'nın 109. maddesinde de, “Sigortalıların sürekli iş göremezlik malûllük ve erken yaşlanma hallerinin tespitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanacağı” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, mahkemece, 506 sayılı Yasa'nın 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak, Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranı ve başlangıcı kesin biçimde belirlenmeli ve işe giriş tarihi öncesi malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızasının bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda ise, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınmak suretiyle sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranı ve malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arıza ile işe başlayıp başlamadığı kesin biçimde belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Öte yandan, alınacak Adli Tıp Genel Kurulu raporunda 2/3 oranında çalışma gücünün yitirilmediğinin veya çalışma gücü kaybı oranının %66,6’dan daha düşük olduğunun belirtilmesi halinde; mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 25 ve 26. maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Gerçektende.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi ile tüm sigortalılar dolayısıyla 506 sayılı Kanun kapsamında SSK (4/a) sigortalıları açısından da “malûl sayılma” şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda.

4/a ve 4/b’li sigortalılar için “...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği...” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulu'nca tespit edilenlerin malûl sayılacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

a) 25'inci maddeye göre malûl sayılması,

b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurum'dan yazılı istekte bulunması, hâlinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malûllük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir.

Yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgular göz önünde bulundurulduğunda; mahkemece, verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu belirgin olup, bozulması gerekmektedir.

O hâlde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davacıya iadesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/7487, K. 2014/26017, 9 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7487
Karar No
2014/26017
Tarih
9 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/7490 K.2014/13860
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/7490 K.2014/24824
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/7492 K.2014/24832
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7493 K.2014/10455
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/7494 K.2014/12342
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/7495 K.2014/10353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.