KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/7522 E., 2014/8701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz olarak ödendiği iddia edilen ölüm aylıklarının tahsili ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, her iki taraf avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre her iki taraf avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, istirdada konu dönemin 23.07.1999-21.12.2007 tarihleri arasındaki dönem olduğu, beyan ve taahhüt belgesi içeriğine göre de yersiz ödemenin Kurumun hatalı işleminden kaynaklandığı bu nedenle iade yükümünün 5510 sayılı Yasanın 96/b maddesine göre belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, iade yükümünün 21.12.2002-21.12.2007 arası dönemle sınırlandırılması gerekirken anılan dönemin 21.12.2001-21.12.2006 dönemi olarak kabul edilip 18.667,50 TL’ye ilişkin olarak takibin kısmen devamına hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Diğer taraftan, takibe konu alacağın likit, yani belirgin olması, başka bir anlatımla, ölüm aylıkları her ay kendisine ödenen borçlunun, herhangi bir hesaplamaya gerek olmaksızın yalnız başına borç miktarını bilebilecek durumda bulunması karşısında, davacı Kurum lehine İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde ve yazılı biçimde verilen karar usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
./..
-2-
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/7522, K. 2014/8701, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama