KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/8453 E., 2015/7161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma
Davacı Kurum, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi gereği, 05.11.2001 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası neticesi sürekli iş göremez hale gelen sigortalı için bağlanan peşin değerli gelirler ile sarf olunan giderlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonrasında ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurum avukatının tüm, davalı ... avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, ilk peşin değerli gelirin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması ve artışlı değerlerin dikkate alınmaması gerekirken dikkate alınması suretiyle hüküm tesisi,usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, davalı Abdurrrahman dışındaki davalıların temyiz etmediği ve bu
nedenle diğer davalılar bakımından Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/8453, K. 2015/7161, 13 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama