İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/9643 K.2014/20784

Davacı, dava dilekçesinde 11.10.2003 ila 06.09.2008 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 11.10.2003 tarihi olarak tespitini istemiş, bozmadan sonra yapılan yargılamada istemini 11.10.2003 tarihinin…

Esas2014/9643Karar2014/20784Tarih28 Ekim 2014Okuma6 dk · 1.113 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2014/9643 E., 2014/20784 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ekim 2014
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi
Tarihi
20.11.2013
No
2013/1416-2013/429
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.113 kelime·6 dk okuma

Davacı, dava dilekçesinde 11.10.2003 ila 06.09.2008 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 11.10.2003 tarihi olarak tespitini istemiş, bozmadan sonra yapılan yargılamada istemini 11.10.2003 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti olarak bildirmiştir. Mahkeme, bozma ilamına uyarak, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi .. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

12.11.2010 tarihinde açılan eldeki davada; mahkemenin 05.06.2012 tarihli kararında “Davanın kabulü ile, davacının davalı şirkette 11.10.2003 tarihinde çalışmaya başladığının tesipitine,” yönelik hükmü, Dairemizin 12.02.2013 tarih ve 2013/1664 E., 2013/2054 K, sayılı ilamı ile, “..davacının çalışmalarının hangi dönem ya da tarih itibariyle kabul edildiği çelişkiye neden olmayacak şekilde çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihlerinin ayrı ayrı hüküm fıkrasında belirtilmesi gereği gözetilmeden hüküm kurulması,

buna göre de dava tarihi olan 12.11.2010 tarihi nazara alınarak 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği irdelenmemesi.. “ nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası yürütülen yargılama aşamasında davacı vekilinin 19.11.2013 tarihli dilekçesinde sigorta başlangıç tarihinin 11.10.2003 tarihi olarak tespitinin yeterli olacağına ilişkin beyanı gözetilerek, Davacının davalı şirket nezdinde 11.10.2003 tarihinde çalışmaya başladığının tespitine yönelik davanın kabulü hükmü kurulmuştur.

Somut olayda. 28.06.1999 tarihinde ticaret sicilinde kaydı bulunan 4. B..Ö..Etüd Eğitim Merkezi ve Danışmanlık Tic.

Ltd.Şti.'nin Etüd ve Danışmanlık Merkezi mahiyetli işyerinin 14.06.2004 tarihinde kayıt ve tescili yapıldığı, davacının 02.03.2005 varide tarihli,03.03.2005 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu, davacının 03.03.2005 – 03.09.2008 tarihine kadar davalı işyerinden kesintisiz ve tam gün bildirimli çalışmaları olduğu, davacının 16.12.2008 tarihinden itibaren dava dışı işyerinden çalışmaları bulunduğu,

davacının davalı işveren aleyhine 11.10.2003 - 06.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin işçilik alacakları ilgili Kadıköy 1. iş Mahkemesinin 2009/444 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davada, mahkemece, 11.10.2003 – 06.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalar esas alınarak belirlenen Kıdem ve İhbar tazminatı ile fazla mesai ücretine ilişkin bilirkişi raporunda, fazla mesai ücretinden hakkaniyet gereği %30 tenkis yaparak davanın kısmen kabulüne dair 19.04.2011 tarihli kararın, davalı işveren vekilinin temyiz edilip,

davalı işverenin temyizinin süresinde bulunmadığından bahisle mahkemesince 29.06.2011 tarihli Ek Karar ile davalı işveren vekilinin temyiz isteminin reddine dair hükmün, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından 13.09.2011 tarihinde onandığı anlaşılmıştır..

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.

Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre.

Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır.

506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir.

Yukarıda belirtilen tespit ve açıklamalar ışığında; her ne kadar davacı tarafça dava sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine hasredilmiş olsa bile, davacının 03.03.2005 - 03.09.2008 tarihine kadar davalı işveren nezdinde kesintisiz ve tam gün bildirimli çalışmaları bulunması gözetildiğinde, davacının 11.10.2003 tarihinden 02.05.2005 tarihine kadar davalı işyerindeki fiili çalışmalarında kesinti bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılarak,

11.10.2003 ila 02.05.2005 tarihleri arasındaki davalı işyerindeki fiili çalışmalarında kesinti bulunması halinde hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerektiği, 11.10.2003 ila 02.05.2005 tarihleri arasında davalı işyerindeki fiili çalışmalarda kesintinin bulunmaması halinde ise, davacının 11.10.2003 ila 03.09.2008 tarihleri arasında davalı işyerinden kesintisiz blok bir çalışma olduğu,

sosyal güvenlik hakkının Anayasal bir hak olup, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçme ya da kaçınılamaz konumu değerlendirilip, bu bağlamda, kesintisiz, blok fiili çalışmanın bittiği 03.09.2008 tarihinden, davanın açıldığı 12.11.2010 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği dikkate alınıp, davacının isteminin 11.10.2003 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemi olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde; davalılar bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı işverene iadesine, . . .. muhalefetlerine karşı; . .ve .oylarıyla ve oyçokluğuyla 28.10.2014 gününde karar verildi.

Davacı, 12.11.2010 tarihli dava dilekçesi ile; davalı işveren yanında 11.10.2003 tarihinden 06.09.2008 tarihine kadar hizmet akdiyle çalıştığını ileri sürerek Kurum kayıtlarında gözükmeyen bu sürenin tespitini talep etmiş, daha sonra 19.11.2013 tarihli dilekçesi ile talebini daraltarak sadece 11.10.2003 tarihinde bir gün çalıştığının tespitini talep etmiştir.

Olayda çözümlenmesi gereken ve çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf, davanın açıldığı 12.11.2010 tarihine göre, 506 sayılı Yasanın 79.maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususundadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 79/10.fıkrası; "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır."

Davacının ilk talebi olan 11.10.2003-06.09.2008 tarihleri arası dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsetmek mümkün değildir. Ancak davacı diğer taleplerinden vazgeçerek sadece 11.10.2003 tarihinin tespitini talep etmiştir. Daire çoğunluğu, mahkemenin davacının talebi ile bağlı kalmayarak ilk talebine de geçerlilik verilerek, 2008 yılına kadar kesintisiz çalışmanın varlığı araştırılmalı ve çalışma tespit edilirse o takdirde 11.10.2003 tarihindeki bir günlük çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı görüşündedir. Bu düşünceye aşağıdaki nedenlerle katılmamız mümkün değildir.

HMK 26/1.maddede; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı önce 11.10.2003-06.09.2008 tarihleri arasının tespitini talep etmiş ise de daha sonra talebini daraltarak sadece 11.10.2003 tarihinin tespitini talep etmiştir. Artık davacının talebi sadece 11.10.2003 tarihindeki çalışmanın tespitidir. Mahkeme sadece bu tarih yönünden arıştırma yapabilir. Talebi aşarak devam eden süreler yönünden de araştırma yapamaz. Baştan itibaren 11.10.2003 tarihini talep etmesi ile sonradan vazgeçme ile bu tarihi talep etmesi arasında fark yoktur. Davacı, dava talebine göre sonucuna katlanmalıdır.

Davacının talebi sadece 11.10.2003 tarihinin tespiti olduğu kabul edildiğinde hak düşürücü sürenin geçtiğinde ihtilaf yoktur. Davacı, diğer sürelerde çalıştığını dava konusu etmediğinden ve artık böyle bir iddia olmadığından, mahkemenin geniş araştırma yapması usulen mümkün değildir. Davacı eğer talebini daraltmadan sadece 11.10.2003 tarihini istemiş olsaydı, Daire çoğunluğu da diğer süreleri dikkate almadan hak düşürücü sürenin varlığını kabul edecekti. Davacının talep ettiği bir günlük süre hak düşürücü süreye uğramıştır.

Yasada belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre, Daire çoğunluğu tarafından geniş yorumlanarak uygulama alanı genişletilmiştir. Yasanın aradığı, hak düşürücü süreyi kesen herhangi bir delil veya Kurum tespiti bulunmadığından davanın reddi gerektiği görüşündeyiz.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/9643, K. 2014/20784, 28 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9643
Karar No
2014/20784
Tarih
28 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/9643 K.2014/23447
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/9644 K.2014/20711
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/9644 K.2014/24597
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/9644 K.2014/29595
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/9644 K.2014/13085
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/9645 K.2014/20712

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.