KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/10588 E., 2017/2731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Kanun’da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51’inci maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Teselsüle dayanılan davalarda, Kurum, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından, fakat birbirlerine karşı ise kendi kusurları oranında sorumludurlar. Bu nedenle; davacı Kurum istemi gereği olan teselsül hükümlerinin gözardı edilmesi ve faiz başlangıcının tahsis onay tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, anılan hususlara uyulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/10588, K. 2017/2731, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama