İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/11239 K.2017/7693

Dava, sosyal güvenlik destek prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu borca faiz uygulanmaması gerektiği ile yapılandırma yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Esas2015/11239Karar2017/7693Tarih7 Kasım 2017Okuma4 dk · 896 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/11239 E., 2017/7693 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

896 kelime·4 dk okuma

Dava, sosyal güvenlik destek prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu borca faiz uygulanmaması gerektiği ile yapılandırma yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.

Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Diğer taraftan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/10-642 E., 2012/38 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarında karar verilene kadar sürmesi gerekir.

Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, ... 2009, önsöz VII).

Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.

Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan "olumlu dava şartları" arasında sayılmaktadır.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması "Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.

Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.

Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır (Hanağası, Emel: a.g.e., s.133 vd).

Dava dosyası incelendiğinde, mahkemenin gerekçe kısmında “… davalı kurum tarafından dosyaya sunulmuş 05.06.2014 tarihli yazı ekinde, davacı hakkında tahakkuk ettirilmiş SGDP borcu ve bu borcun gecikme cezası ile bunlara istinaden yapılmış kesintilerin bildirilmiş olduğu görülmüş, 09.03.2013 tarihi itibariyle 8.055,42.-¨ SGDP borcu, 2.256,51.-¨ tespit tarihine kadarki faizi, 975,84.-¨ tespit tarihinden sonraki dönem faizi olmak üzere toplam 11.288,77.-¨ borç çıkarıldığı, 7.886,81.-¨ tahsilat olduğu, kalan bakiyenin 3.400,96.-¨ olduğunun yazılı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı faiz uygulanmaması ve borçlarının ödenebilmesi için adil bir yapılanma sağlanması talebinde bulunmuş ise de; davacının aylığından aylık dönemleri itibariyle SGDP kesilmemiş olması nedeniyle faiz işletilmemesi talebinin hukuka uygun olmayacağı, ayrıca söz konusu borçlar için adil bir yapılandırma sağlanması işlemi yasal düzenleme ile idari işlem niteliğinde olabileceğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” hususları belirtilerek hüküm kısmında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmış ise de,

sosyal güvenlik destek primi borcunun yargılama safhasında gönderilen yazı ile belirlendiğinin kabul edildiği, faiz talebinin, aylıklardan SGDP kesilmemiş olması nedeniyle yerinde olmadığı gerekçeleriyle herhangi bir hukuki yararın bulunup bulunmadığı irdelenmeksizin davanın esasına girilmek suretiyle reddedilmesi karşısında, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair hüküm kurulması, gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişkiye sebebiyet verdiğinden söz konusu hükmün bozulması gerekmektedir.

2-Kurumun davacıya hitaben yazmış olduğu ve bila tebliğ edilen 10.04.2013 tarih ve 6.604.686 sayılı yazıda, 10.04.2013 tarihi itibariyle 9811,00 TL borcunun bulunduğunun belirtildiği, ilk kesintinin 2013 yılı Mart ayında gerçekleştiği, sonraki aylarda da kesintinin devam ettiği, daha sonra Mahkeme’ye hitaplı 05.06.2014 Tarihli yazıda ise, 09.03.2013 tarihi itibariyle, 8.055,42.-TL SGDP borcu, 2.256,51.-TL tespit tarihine kadarki faizi, 975,84.-Tl tahsilatlarda hesaplanan faiz olmak üzere toplam 11.288,77.-TL borç çıkarıldığı, 7.886,81.-TL tahsilat olduğu,

kalan bakiyenin 3.400,96.-TL olduğunun belirtildiği anlaşılmış ise de, söz konusu borcun hangi dönemler arasına ilişkin tahakkuk ettirildiği dosya kapsamına göre belli olmadığı gibi, yapılan kesintilerin de cari aylar için mi yoksa geçmiş dönem borcu için mi yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, yine söz konusu faiz hesaplamalarının da hangi tarihlere ilişkin olup olmadığı, varsa gecikme zammı bulunup bulunmadığı (gecikme zammına ayrıca faiz uygulanmayacağı gözetilmek suretiyle) hususları belirsiz olduğundan, mahkemece belirtilen hususlar davalı Kurumdan sorulup netleştirildikten sonra,

yapılan tahsilatlar da göz önüne alınıp bakiye borcun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/11239, K. 2017/7693, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/11239
Karar No
2017/7693
Tarih
7 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/11252 K.2017/15193
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/11268 K.2017/7895
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/11273 K.2017/14751
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/11277 K.2017/14753
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/11278 K.2017/14754
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/11288 K.2017/7486

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.