KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/11769 E., 2016/5748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma
Dava, sosyal güvenlik destek primi kesintisine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesilen sosyal güvenlik destek primlerinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. fıkrasında, “diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64'üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7'inci maddesinin üçüncü fıkra olarak “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur.
Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK.’nun 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek
ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
Somut olayda, sosyal güvenlik destek primi kesintisine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesilen sosyal güvenlik destek primlerinin iadesine ilişkin davanın 15.12.2014 tarihinde, 6552 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra açıldığı, mahkemece, 6552 sayılı Yasanın 64. maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına dava açılmadan önce başvuru yapılması gerekmesine karşın başvuru yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar gözetildiğinde, davacının davaya konu talebi ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na başvurusu bulunması gerekmesine ilişkin dava şartı noksanlığının giderilmesinin yargılama aşamasında mümkün olduğu dikkate alındığında, usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için, davacı tarafa, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin, ihtaratlı önel verilmeli;
bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli. Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, davacı tarafa Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunması için ihtaratlı önel verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/11769, K. 2016/5748, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama