İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/12133 K.2015/15260

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi…

Esas2015/12133Karar2015/15260Tarih17 Eylül 2015Okuma4 dk · 754 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/12133 E., 2015/15260 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

754 kelime·4 dk okuma

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davalı işverene ait işyerinde 1998 yılından 20.12.2011 tarihine kadar aralıksız geçen ve 1998 Temmuz ayından 01.09.2001 tarihine kadar olan kısmı davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

İnceleme konusu davada, davalı şirket ile davacının 01.09.2001 tarihli işe giriş bildirgesinde çalıştığı gözüken ... ve ortakları isimli adi ortaklık ile hukuki ve organik bağın olmadığı, adi ortaklık ortaklarının davalı şirketin kurucusu yada ortağı olmadığı, işe giriş bildirgesinde de işveren olarak ... ve ortağının yazılı olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı şirkette çalışmadığı belirlendiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Dosya içerisinde davalı şirketin merkezine ait ticaret sicil kayıtlarının, davacının bildirimlerinin yapıldığı ... sicil numaralı işyerinin ... tescil bilgilerinin ve işyeri dosyasının, dava konusu işin görüldüğü iddia edilen şubeye ait işyeri tescil dosyasının, eski ve yeni işyerlerinin ticaret sicil kayıtlarında ve Kurum’da yer alan ortak/işveren bilgilerinin ve dava konusu dönem bordrolarının mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, öncelikle bu eksiklikler giderilmelidir.

Davacının Hizmet Döküm Cetveli incelendiğinde ... sicil nolu işyerinden işe giriş tarihinin 01.09.2001 olduğu, 01.09.2001-01.02.2011 ve 02.03.2011-20.12.2011 tarihleri arasında tam süre ile bildirimlerinin yapıldığı, dava konusu 1998 Temmuz-01.09.2001 tarihleri arasında davalı işyerinden yada farklı bir işyerinden bildirilmiş/çakışan çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır.

01.09.2001 tarihli işe giriş bildirgesinden anlaşıldığı kadarı ile davacının çalışmalarının ... sicil numaralı “... ve ...” unvanlı işyerinden bildirilmeye başlandığı, 2001-2011 yılları arasında da devamlı olarak bu işyeri dosyasından yapılmış olduğu, yani davalı şirkete ait şube 2005 yılında tescil edilmiş olmasına rağmen bildirimlerin şube tescilinden sonra farklı ... dosyasından değil, eski işyeri ile davalı şirketin şubesi aynı işyerleriymiş gibi aynı işyeri dosyası üzerinden devam ettiği tespit edilmiştir.

Davalı şirket merkezinin dosyada mevcut bulunan 02.01.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre, davalı şirketin şube tescilinin 28.12.2005 tarihinde yapıldığı, bununla birlikte davalı anonim şirketin merkezinden tescil edilmek üzere verilmiş ilanların en eskisinin 01.10.1985 tarihli olmasına göre, şirket merkezinin bu tarihten beri faal olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 07.11.2013 tarihli dilekçede, dava konusu 1998-2001 dönemindeki işverenin davalı şirket değil, “... ve Ortakları” unvanlı adi ortaklık olduğu, bu tarih itibariyle davalı şirketin İstanbul’da işyeri olmadığı, davacının çalışmakta olduğu işyerini 28.12.2005 tarihinde şube açmak suretiyle devraldığı ileri sürülmüştür.

Bu bilgilere göre, davalı şirketin, dava konusu çalışmanın geçtiği işyerini devralmak ya da adi ortaklığa ait eski işyerini şubeye dönüştürmek suretiyle her durumda işverenlik sıfatına sahip olduğu belirgindir.

506 sayılı Kanunun 5.maddesi, işyerinin tanımını sigortalının işini yaptığı yer olarak ifade eder. 4857 sayılı Yasanın 2.maddesine göre de; işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birim olarak tarif edilir. Keza işyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.

İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği gibi; sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.

Eldeki davada; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir, husumete ilişkin tespit de isabetsizdir. Bu bakımdan; mahkemece, dava dışı “... ve Ortakları” unvanlı işyerinin davalı şirket tarafından devir alındığına ilişkin taraf iddiaları araştırılmalı, 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesi uyarınca, işyerinin devri veya intikali halinde, eski işverenin Kuruma olan prim borçlarından yeni işvereninde müteselsilen sorumlu olacağı gerçeği göz önünde bulundurulmalı, dava dışı ... ve Ortakları unvanlı adi ortaklığın işverenlerine husumet yöneltilmeli, tarafların gösterdiği deliller toplanarak elde edilecek sonuca göre işin esasına girilerek bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 17.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/12133, K. 2015/15260, 17 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12133
Karar No
2015/15260
Tarih
17 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/12133 K.2015/13189
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/12133 K.2015/28175
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/12133 K.2015/10604
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/12133 K.2015/25093
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/12134 K.2015/14950
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/12134 K.2015/13179

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.