KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/12458 E., 2015/11178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- . İş Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... ve ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, ...i’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün ... aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan kusur raporunda, davalıların %60, sigortalının %40 kusurlu olduğunun bildirilmesi karşısında, sigoratlıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve yapılan ödemelerden oluşan kurum zararının %60 kusur karşılığına hükmedilmesi gerekirken, kusur uygulanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların birer birer, şüphe ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde hüküm fıkrasında gösterilmesi zorunlu olup, teselsüle dayanılarak açılan eldeki davada, vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davalıdan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden davacı Kurum lehine oluşabilecek usuli kazanılmış hak durumu korunmak suretiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/12458, K. 2015/11178, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama