KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/12568 E., 2017/4761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Dava, Kurum tarafından yapılan tedavi giderinin tahsili için başlatılan icra takibina vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline,takibin 1.760.95TL asıl alacak yönünden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışıda uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2015 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 2.080,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece hüküm altına alınan 1.760,95 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlikten reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/12568, K. 2017/4761, 5 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama