İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/13257 K.2017/8646

............ Asıl dava, Kurumca tanzim edilen ödeme emrinin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti, birleşen karşı dava ise, kurum alacağının 6183 sayılı Yasanın 79’uncu maddesi kapsamında tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde…

Esas2015/13257Karar2017/8646Tarih5 Aralık 2017Okuma4 dk · 823 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/13257 E., 2017/8646 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

823 kelime·4 dk okuma

............ Asıl dava, Kurumca tanzim edilen ödeme emrinin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti, birleşen karşı dava ise, kurum alacağının 6183 sayılı Yasanın 79’uncu maddesi kapsamında tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtildiği şekilde, asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulü ile davalı Bankanın davalı kuruma borçlu olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Eldeki davada, davacı Bankaya, davalı Kurumca 06.02.2013, 06.03.2013, 19.04.2013 ve 04.07.2013 tarihli haciz bildirgeleri ile dava dışı prim asıl borçlusu.................................. hakkında bankadaki hesaplarına bloke konularak paranın haczine dair haciz bildirileri gönderilmiş, davacı bankanın da sırasıyla 08.02.2013, 12.03.2013, 24.04.2013 ve 09.07.2013 tarihli cevabi yazı ile haciz bildirgelerine davacı banka tarafından hesapta paranın olmaması nedeniyle itiraz edilmiş ise de, davalı Kurumca davacı bankadan 25.04.2013 tarihli yazı ile hesap hareketlerinin bilgisi istenip de,

hesapta para giriş-çıkışlarının bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle, davalı Kurumca ihtaren gönderilen yazıdan sonra davacı Banka tarafından hesap hareketlerinde geçen 500 TL dışında herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalı Kurum tarafından davacı hakkında tanzim ve 06.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan ödeme emrine karşı süresi içerisinde eldeki davanın açıldığı, birleşen davada ise, davacı Kurumca 6183 sayılı Yasanın 79’uncu maddesinin 6’ncı fıkrası kapsamında alacak hakkının tespitini istediği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan 30.03.2006 tarih 5479 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 6183 sayılı Kanunun 79'uncu maddesinin 3. fıkrasında; “Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz

./...

bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmünü;

4. fıkrası. “Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır.

Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir.

Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.” düzenlemesini,;

6. fıkrası ise; “Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir.

Anılan maddenin 3. fıkrasında; itiraz hakkı, kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen 3. kişiye tanınmış, 4. fıkrasında; 7 günlük itiraz süresini geçirerek mal elinde ve borç zimmetinde sayılan 3. şahsın haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açabileceği öngörülmüş, 6. fıkrada ise; 3. şahsın 7 gün içinde haciz bildirisine itiraz etmesi halinde bu defa alacaklı amme idaresinin bir yıl içinde genel mahkemelerde açacağı dava ile itirazın aksini ispatlayabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl dava bakımından davacı bankanın kurumca tanzim ve tebliğ edilen tüm haciz bildirilerine yasal süresi içerisinde itiraz ettiği ve bu itirazların davalı Kuruma ulaştığı anlaşılmakta olup, 79’uncu maddesinin 4’üncü fıkrasında belirtilen şekilde “Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi” olgusu mevcut olmadığı için, borcun zimmetinde sayılması halinin gerçekleştiğinden bahsedilemez.

Bu nedenle, bu aşamada üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır hükmüne istinaden ödeme emri tanzim edilmesinin mümkün olmadığı hususunun dikkate alınması ve davacı bankanın açtığı davanın açıklanan nedenlerle kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.

Birleşen dava bakımından ise, anılan maddenin 6. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere; “Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.” hükmü karşısında,

../...

İş Mahkemelerinin, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkeme niteliği dikkate alınarak, birleşen dava bakımından genel mahkemelerin görevli olması nedeniyle, bu dosyanın tefriki ile HMK’nın 114’üncü maddesi kapsamında görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı-birleşen dava davalısına iadesine, 05.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

........

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/13257, K. 2017/8646, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/13257
Karar No
2017/8646
Tarih
5 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/13296 K.2017/13038
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/13302 K.2017/14019
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/13304 K.2017/13109
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/13316 K.2017/14014
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/13317 K.2017/16177
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/13319 K.2017/13108

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.