KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/13967 E., 2015/20410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Uşak 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 10.02.2015
- No
- 2014/189-2015/111
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalılardan M.. Y.. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-1995 yılında gerçekleşen zararlandırıcı sigorta olayı niteliğindeki trafik-iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahibine bağlanan ölüm geliri nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleri gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınmasına ilişkin davada mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 20.729,38 TL olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde farklı ve daha fazla bir değer alınması isabetsiz ise de, talep ve hükmedilen miktar itibariyle sonuca etkili bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Davalı M.. Y..'in, trafik kazasına %25 kusuru ile sebep olan araç sürücüsü olduğu, bu haliyle üçüncü kişi konumunda yer aldığı belirgin bulunmasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu söz konusu davalı hakkında 26. madde yerine 10. madde kapsamında uygulama yapılarak fazla rücu alacağının hüküm altına alınması,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde yer alan, "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " hükmü dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/13967, K. 2015/20410, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama