KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/1516 E., 2015/2930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dava, 5510 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı avukatının tüm, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartlarını düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 28.maddesi incelendiğinde; Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar..”düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir .
Somut olay, incelendiğinde; davacının 18.09.1989 tarihinde başlayan 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının devam ettiği, doğuştan "hemiparazi"rahatsızlığının bulunduğu, 29.12.2008 itibariyle 5510 sayılı Yasanın 28.maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istediği, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasa'nın açıklanan 28'inci maddesi olmasına rağmen, mahkemece 5510 sayılı Yasa'nın maluliyet aylığı hükümlerini düzenleyen 25. maddesi gereğince davacının malul sayılması gerekeceğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/1516, K. 2015/2930, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama