KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/15352 E., 2015/19961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Gaziantep 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21.05.2015
- No
- 2014/171-2015/162
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Davacı, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan, beş puanlık prim indiriminden yaralanmadığını belirterek ödediği miktarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, nitelikçe tavzih kararı olan 15.06.2015 tarihli ek karar ile de yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hükmün ve ek kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve kararın bozmaya uygun olmasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu’nun 305 maddesinde; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” hükmü öngörülmüş olup, Mahkemece, hükümden sonra davacı vekilinin 11.06.2015 tarihli talebi üzerine, Dairemizce tavzih kararı niteliğinde olduğu tespit edilen 15.06.2015 tarihli ek kararla, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı lehine düzeltmeler yapılması ve böylece davalı Kuruma tanınan hakların ve yüklenen borçların genişletilip değiştirilmesi HMK’nın 305/2. maddesine aykırı bulunduğundan 15.06.2015 tarih, 2014/171 Esas 2015/162 K. sayılı EK KARARIN ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-) 5510 SK'nun 89/3. maddesinde, Kuruma yersiz ödenen primlere yürütülecek kanuni faizin, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacağı öngörülmüş olmasına rağmen, Mahkemece, davacının alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline kararı verilmesi, isabetsiz olup bozma nedenidir.
4-) Mahkemece, dava dilekçesindeki talebe göre, istem kısmen hüküm altına alınmış olmasına ve yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre belirlendiği belirtilmesine rağmen yargılama gideri yönünden takdir hakkının hak ve nesafet ölçüsünde kullanılmamış olması, eldeki dava bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, bu tarifenin 13/2. maddesinde yer alan “...hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, davalı Kurum lehine reddedilen alacak miktarı olan 5,61 TL yerine 1,500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/15352, K. 2015/19961, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama