KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/16286 E., 2015/17090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Dava, sigortalılık başlangıcının 01.06.1986 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 108. maddesi olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan Yasanın 60/G maddesinde, “bu maddenin uygulanmasında. 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.
Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü karşısında, davacının, aynı Yasanın geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tescilinin bulunmadığı da nazara alınarak, 01.03.1971 doğumlu olan davacı yönünden, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.03.1989 tarihi olarak kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talebi, aynı zamanda bu tarihin yaşlılık aylığına esas alınması talebini de kapsadığından, ayrı ayrı talep olarak değerlendirilip, kısmen kabul olarak algılanması ve hükümde “yargılama sırasında talebin daraltılması” gerekçesiyle, avukatla temsil edilen davalı kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi ile yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre takdir edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/16286, K. 2015/17090, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama